Yaş Pasta ve Süpürgeci – eminegun
Yaş Pasta ve Süpürgeci – eminegun

Yaş Pasta ve Süpürgeci

Sabahın o karanlık körlüğümde uyanıp başlamayan günün ne zaman biteceğinin hesabını yaptı uyanması gereken saatlerle uyandığı o saatler arasındaki o zamanlarda hep bir zaman seridi geçerdi içinden dünün ve yarının ama asla bugünün değil bugünler onun zamanları değildi.bugünlere uyanmak , giyinmek , yedirilip içirilmek zorunda olduğu bir bedeni taşımak konuşulması gereken sözler bulmak lazımdı “bugünler” de.

O yarin olmuş dünleri bugünün sabahlarına yorgun uyanmak icin taşırdı sırtında ve bugünlerde yarın olacak nice bugünler için katlanıyordu sanki geçmişte yaşayışlarını belki yarınlarda yapacak diye katlandı yeni bir “bugüne”.

Sabahları her mevsim soğuk olan bu şehirde bir o uyanmış sandı yeni bir bugüne bir o uyanmak zorundaydı bir o giyinmek bir o gitmek zorundaydı yüzünü görmek istemediği insanların arasında duymak istemediği muhabbetlerin icine bir o dahil olmak zorundaydı ne büyük dertti ve gene kahvaltı etmedi yarin yapılır dedi yarınlarda kahvaltı yaparım dedi güzel olan her şey yarınlarındı.

Ağzında bir acılık gece yarın sonra uyumuşluğun alamadığı o yorgunluk bugünün yaşanması gerekliliği ile sabahları dört mevsim olan bu sehirde sokağa  dökülmeliydi bugunu de ömründen eksiltmek icin kendini bugünün sonunu getirerek biraz daha eksiltmek icin.

Bir o görmek istemediklerini görmeye gidiyor sandı o da birilerinin görmek ve duymak istemediklerindendi bir onun ağzında gecenin açlığının acılığı var sandı bir onun hayati eksiliyor sandı her yeni bugünle sokaklarda onun gibiler ayni yone ters yone bir başka yönlere hep bir yarında güzel yaşanmışlıklar icin katlanan onun gibiler ağızlarında bir acılık.

Gittiği yollar az kaldırım az yol yürüdü yalandan yollara yalandan kaldırımlara yalandan insanlığa kinlendi biraz kininden tanığı yollar dedi bu yollar yürünmek icin değil yol olmayı hak etmiyor dedi kinlendi ağzında bir acılık bedeninde bir yorgunluk zihninde biraz kin vardi görmek ömründen bir bugunu de daha eksiltmek zorundaydı ve eksiltmek icin once tum günleri kötülemek.

Saatlere parça pinçik edilmiş bugünler. Ah bugünler vasıta saatleri , uyku , uyanıklık saatleri, hep bir yorgunluk saatleri bir saatlere bölünmüş zamanlar zamansız gelen yaşayamama hisleri yaşayamamışlık ve yaşayamayacak zamanlar dedi yarı yollar yarı kaldırımlarda yetişmesi gereken vasıtaya yürürken ağzında bir acılık vardi yol kısaydı ama acılık uzun uzadıya bir sabahtan diğerine sürecek.

Yarı yol yarı kaldırımın kenarında bir kaç ağacın olduğu bir kaç masadan ibaret yarım parka baktı üç yarım bir bütün etmemiş dedi bir o eksiltmek zorundaydı bugünü ömründe öyle sandı gittiği yolu giden tersine giden başka yone giden insanlar gordu bir süpürgeci gördü yarım parka akşamdan kalma masadaki yaş pastayı temizlerken yiyen bir süpürgeci .

Bu süpürgecinin saatleri ondan erkene ayarlıydı belli.Peki bu süpürgeci de yarınlara bırakmış mıydı yaşayacaklarını görünce artık yas pastayı yediğine utanan bu süpürgeci.Utanan süpürgeciyi utandırdı diye ağzındaki acılık arttı yarım parka kin duymamıştı öncesinden duydu , kendine duydu.O tatlı yaş pasta aksam bir yabancıdan arta kalan tatlı yas pasta süpürgecinin ağzından acılaşmıştı.

Utandırdığı süpürgeciden utandı yetişmesi gereken vasıta saatleri , eksiltmesi gereken zamanları ve yarına bırakması gereken yaşanmışlıkları vardi.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir